Kurtulmuş: ABD bizi kaybetmeyi göze alamaz

Ak Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş ABD'nin politikalarına yönelik önemli açıklamalarda bulundu.

Kurtulmuş: ABD bizi kaybetmeyi göze alamaz

Trump’ın bölgeyi çatışma ortamına sürüklediğini belirten Kurtulmuş, ABD’nin hatalı politikalarından Türkiye’nin kazançlı çıkacağını söyledi...

ABD’nin Türkiye’yi kaybetmeyi göze alamayacağını belirten Kurtulmuş, “Türkiye’nin alternatifsiz olmadığını görmeleri lazım” dedi

 

 

Ak Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş ile ABD Başkanı Trump’ın Türkiye’ye yönelik saldırgan tavrını, İdlib başta olmak üzere bölgedeki son gelişmeleri ve Türkiye’nin bölgedeki önemini konuştuk. AK Parti’nin iki numarası olan Kurtulmuş Milliyet’in sorularını şöyle yanıtladı:

- ABD Başkanı Trump’ın Türkiye’ye yönelik son tavırlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Son dönemde yaşadığımız krizin genel, ekonomik ve siyasi şartlardan kaynaklanan bir tarafı olduğu gibi, bir de maalesef Sayın Trump’ın ve ABD’nin şu anki mevcut yönetiminin tavrından kaynaklanan tarafları var. Öncelikle saydığımız üç temel nedene bakmak gerekiyor, Türkiye-ABD arasındaki bu gerginleşmede... Bunlardan ilki, dünya yeni bir politik sürece giriyor. Çok daha sert bir siyasal kutuplaşmanın yaşanacağı döneme giriyoruz. Bu sadece bölgemiz için değil bütün dünya için geçerli bir durumdur. İkincisi, bu siyasal kutuplaşmanın getirdiği bir ekonomik kutuplaşma... Önce siyasi kutuplaşma gerçekleşti, Suriye ölçeğinde vekâlet savaşları üzerinden Amerika ve Rusya’yı karşı karşıya getiren bir süreç yaşandı. Şimdi ticaret savaşları başladı ve şu anda bir tarafında ABD’nin, diğer tarafında Çin’in olduğu iki kutuplu bir ekonomik kutuplaşma gerçekleşti.

‘Tarafınızı seçin’

- Amerika ne yapmak istiyor?

Özellikle Trump yönetiminin akıl almaz politikaları sonucu ticaret tamamen güç savaşları hâline dönüştü ve ekonomik iş birlikleri üzerinden dünya barışına katkıda bulunmak yerine güç savaşları üzerinden küresel rekabeti ve çatışmayı artıracak bir sürece doğru iteklendi. İşin ikinci ayağı da bu güç savaşının yol açtığı ekonomik kutuplaşmadır. 

ABD Türkiye’ye karşı bu tavrı ortaya koyarken aslında Türkiye üzerinden dünyadaki farklı ülkelere ve bölgelere de bir mesaj vermeye çalışıyor, “Tarafınızı seçin. Benden misin, karşımda mısın?” diyor ve eski, iki kutuplu dünyanın ABD’sinin yaklaşımlarından birini üstelik son derece kaba bir üslupla ortaya koyuyor.

Siyasi ve ekonomik bu nedenlerin yanında üçüncü bir nedeni görmezsek sorunu bütünüyle anlamamız mümkün olmaz, o da işin teolojik tarafıdır. Yani Amerika Birleşik Devletleri’nde Trump’ın yönetimine hâkim olan Evanjeliklerin giderek Amerikan sistem içerisinde güçlerini artırması, İsrail’deki yayılmacı Siyonist hükümetin hazır ABD’yi burada, bölgede bulmuşken altın vuruş yapmak için ABD’den bir şekilde istifade etmek ihtiyacı. Trump’ın büyükelçiliği Kudüs’e taşıma kararı bu teolojik yaklaşımın siyaseti bir şekilde esir almasının sonucudur. Maalesef “kendi iddialarıyla söylersek; süper güç” ABD, azınlık bir Siyonist Hıristiyan mezhebinin ve İsrail lobisinin etkisinde kaldı. 

‘Kaybetmeyi göze alamaz’

- Türkiye ne yapacak bu dönemde?

Türkiye olarak yapacağımız şey, bu olup-bitenleri doğru okumak ve rasyonel bir şekilde hareket etmektir. Şunu da vatandaşlarımızın rahatlaması açısından söylüyorum: Yani bu genel tablonun dışında Türkiye-ABD ilişkileri tarihimiz boyunca ilk sefer gerginleşmiyor. Hiçbir zaman ABD-Türkiye ilişkileri bir lineer çizgi takip etmedi, inişli çıkışlı bir seyir takip etti. Ben ABD’nin Türkiye gibi bir ülkeyi, Orta Doğu’da bir müttefik olarak kaybetmeyi göze alamayacağını düşünüyorum. Sonuçta cesaretle, kararlılıkla ve rasyonel olarak bu saldırıları karşılıyoruz, karşılamayı kararlılıkla sürdüreceğiz ve inşallah Türkiye buradan kazançlı çıkacaktır.

 

Kaynak: HABER7.COM

Güncelleme Tarihi: 03 Eylül 2018, 09:52
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER