banner72

Çamlıhemşin'i Artık Dünya Tanıyor...

Sırtlarındaki Hayat, Bulutları Beklerken, Sonbahar, Yüreğine Sor ve son olarak Berlin'de Altın Ayı Ödülü'nü alan Semih Kaplanoğlu'nun filmi Bal...

Çamlıhemşin'i Artık Dünya Tanıyor...

Bu yapımların hepsi Rize Çamlıhemşin'de çekildi ve pek çoğu ödül kazandı. Bal  filmiyle gündeme gelen ilçeye sinema sayesinde turist akını da başladı

Doğası, kültürü ve hidroelektrik santrallerine karşı verilen mücadeleyle dikkat çeken Çamlıhemşin'de film çeken yönetmenlerin çoğu Karadenizli. İlçenin Belediye Başkanı İdris Lütfü Melek, Çamlıhemşinlilerin bu ilgiden memnun olduğunu söylüyor: "Halk setlere değil hidroelektrik santrallerine karşı"

Kavrun, Elevit, Amlakit, Palovit, Pokut, Avusor, Kaçkar, Sal, Kale, Ayder... Bu isimler Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki her biri birbirinden güzel olan yaylaların isimleri... Fırtına Deresi'nin aktığı endemik bitki örtüsüne sahip Fırtına Vadisi, yemyeşil ormanı, balı, yemekleri, kültürüyle Rize'de ayrı bir yere sahip Çamlıhemşin. 1990'larda Fırtına Vadisi'nde yapılması planlanan hidroelektrik santraline karşı verilen mücadeleyle gündeme gelen Çamlıhemşin, bugün yerli ve yabancı pek çok turistin akın ettiği yerlerin başında. Turizmin gelişmesinde o bölgede çekilen Türk filmlerinin katkısı da göz ardı edilemez.

 

HALK FİLMLERDE OYNUYOR

Son olarak Berlin Uluslararası Film Festivali'nde Altın Ayı ödülü alan Bal filmiyle gündeme geldi Çamlıhemşin. Filmin yönetmeni Kaplanoğlu, ödül konuşmasında bu ilçenin güzelliğini daha önce bölgeye yapılması gündeme gelen hidroelektrik santral (HES) tehlikesine dikkat çekti: "Bundan vazgeçilmesi gerekir. Bu film ve ödülün bu planın gerçekleşmesinin önünde duracak bir engel olmasını umuyorum."

Bu sözlerin ardından tüm dünyanın gözü Çamlıhemşin'e çevrildi. Bal'ın yanı sıra Sonbahar, Bulutların Ötesinde, Sınırları Aşmak ve 12 Mart'ta gösterime girecek Yüreğine Sor adlı filmlere set olan bu yeşil ilçede halkın bir kısmı da bu yapımlarda rol aldı.

İlçede çekilen filmlerin ödül almasının HES'lere karşı verdikleri mücadeleyi de gündeme taşıdığını belirten Çamlıhemşin Belediye Başkanı İdris Lütfü Melek "Fırtına Vadisi'nde yapılması planlanan HES aleyhine dava açtık, kazandık ve kararı Danıştay da onayladı. Şu an Fırtına Vadisi'nde HES tehlikesi yok ama bu üç gün sonra olmayacak anlamına gelmiyor. Santral yapılsaydı film çekilmemiş olacak, dünyada Çamlıhemşin tanıtılmayacaktı. Bu güzelliklerimizi tüm dünyayla paylaşmaya hazırız ama lütfen bize fabrika ve HES'lerle gelmesinler!" Filmleri izleyenlerin Çamlıhemşin'e geldiği kesin. Melek son yıllarda gelen turist sayısında artış yaşandığını söylüyor. Melek, Semih Kaplanoğlu'nun kendisine sanat çevrelerinden kişilerin Çamlıhemşin'e nasıl gideceklerini sorduğunu anlattığını söylüyor.

AY GÖRÜNSÜN DİYE BEKLEDİ

Hal böyle olunca ilçe tanıtımı için Melek ilçede film çekecek yönetmenlerin isteklerine elinden geldiğince yanıt vermeye çalışıyor: "Filmlerdeki mekanların bulunmasında yardımcı olduk, bakımsız bir yerse onarımlarına katkıda bulunduk, elektrik ve su bağladık. İtfaiye gereçleri, kepçe, katır, jeneratör lazım olduğunda bulmaya çalışıyoruz. Burada doğa şartları ağır. Semih Bey'in nasıl şartlar altında o filmi çektiğinin yakın tanığıyım. Dünyanın hiçbir yerinde filmin setinde karşınıza ayı çıkmaz! Burada çakal, yaban domuzu, geyik, ceylan, dağ keçisi her türlü hayvan var. Burada hava şartları da çok ağır. Semih Bey, filmdeki ay sahnesi için günlerce bekledi. Çünkü yağmur yağıyor, ay görünmüyordu."

 

 

Karakovan, Anzer ve deli bal çok farklı

Semih Kaplanoğlu, filminde Doğu Karadeniz'in karakovan balını anlatıyor. Bu bal, Çamlıhemşin Fırtına Vadisi girişinden itibaren üretiliyor. Tamamen doğal ve rakım yükseldikçe balın fiyatı değişiyor. Çünkü yaylalarda üretim daha kısıtlı. Anzer balı ise Rize'nin İkizdere ilçesinden Ovit Dağı'na çıkarken Anzer Yaylası'nda üretiliyor. Yüksek bir yayla olduğu için balın üretimi iklim koşullarıyla çok alakalı. Bu balın üretimi belli oranda yapılabiliyor. Son olarak Guy Ritchie'nin yönetmenliğini yaptığı Sherlock Holmes filminde de adı geçen deli bal ise farklı. Bu balın, yiyen bazı kişileri zehirlediği belirtiliyor. Kimi yıllar arının polen aldığı çiçekler fazla açmadığından kestaneden polen alıyor. Bal, sırf kestaneden olunca kimileri etkilenebiliyor. Ama yöre halkına olumsuz bir etkisi yok.

Çamlıhemşin dizilerin Kuzguncuk'u olamaz

Yusuf Kurçenli 12 Mart'ta gösterime girecek olan filmi Yüreğine Sor'u Çamlıhemşin'de çekti. Rize Çayelili olan Kurçenli, filminde anlattığı hikayenin bir Doğu Karadeniz öyküsü olduğu için seti Çamlıhemşin'e kurduğunu anlatıyor: "Aslında hikaye 19'uncu yüzyılda Rize'de geçiyor. Ama doğa öylesine tahribata uğramış ki gerek konakları gerekse doğasının bozulmamış olması açısından Çamlıhemşin'i tercih ettik" diyor.

Film için eski bir konağı kısmen onardıklarını, yaşanacak duruma getirdiklerini anlatan Kurçenli'ye doğa şartlarından dolayı çekimlerin zor geçip geçmediğini sorduğumuzda şunları söylüyor: "Geçen eylül ayında son 50 yılın en fazla yağmuru yağdığı için zorlandık. 50 günde 3-4 gün yağmur yağmadı."

AYDER DAĞDAKİ BODRUM OLDU

Bazı filmlerin öyküsü itibariyle Doğu Karadeniz'de çekilmesi gerektiğini belirten yönetmen Kurçenli, ancak doğanın korunması gerektiğinin de altını çiziyor: "Fırtına Vadisi, korunması gereken bir yer. Ayder Yaylası bozuldu, orası dağdaki Bodrum oldu. Öte yandan Çamlıhemşin'de 19'uncu yüzyıldan kalan çok güzel konaklar var. Konakların onarılması için Kültür ve Turizm Bakanlığı'na başvuran pek çok kişi biliyorum, bakanlık destek vermeli."

Peki son yıllarda çekimi Doğu Karadeniz'de yapılan filmlerin sayısının artması o bölge için tehlike doğurur mu? Kurçenli "Set kurulmasının oraya zarar vereceğini sanmıyorum. Bir Kuzguncuk olamaz. Çünkü doğa şartları dizilerin orada çekilmesine imkan vermez. Yılda çekilen iki-üç filmle sinemanın doğaya zarar dokunmaz" yanıtını veriyor.

Hemşin başka ilçe Çamlıhemşin başka

Rize'yi bilmeyenler Hemşin ile Çamlıhemşin'in aynı ilçe olduğunu düşünebilir. Ancak ikisi ayrı ama komşu ilçe. Hemşin'in yüzölçümü Çamlıhemşin'e göre daha küçük. Fırtına Vadisi ve Ayder'den dolayı Çamlıhemşin daha ön planda. Yerli ve yabancı turistler özellikle buraya gelip hem yaylalara çıkıyor hem rafting yapıyor. Öte yandan yaylaların sayısı açısından Çamlıhemşin daha zengin.

 

 

 

 

Hep bildiğim yerleri ve sorunlarını anlattım

Yeşim Ustaoğlu, Doğu Karadeniz'de iki film bir belgesel çeken bir yönetmen. Sırtlarındaki Hayat, Bulutları Beklerken ve Pandoranın Kutusu filmlerine Karadeniz set oldu.

Trabzonlu olan Ustaoğlu "Çocukluğum orada geçti. Kültürel ve doğa açısından bildiğim, tanıdığım bir yer. Dolayısıyla amacım bildiğim yerleri anlatmak ve problemlerini yansıtmaktı" diyerek neden Karadeniz'e film seti kurduğunu anlatıyor.

Son yıllarda Doğu Karadeniz'de çekilen film sayısının artmasını iyi bir şey olarak değerlendiren Ustaoğlu "Unutulmuş ya da çok az bilinen bir bölgeydi. Bütün komplikasyonları, dili, rengi, sıkıntıları ve muhteşemliğiyle. Sırtlarındaki Hayat'ı bitirdiğimde İstanbul'da pek çok kişinin orayla ilgili pek fikir sahibi olmadığını görmüştüm. Şimdi daha tanınır ve bilinir hale geldi. Sinema çok güçlü bir şey. Güneşe Yolculuk'u bitirdiğimde İstanbul'a dışarıdan çok insan geldiğini de biliyorum" diyor.

Film çekimlerinde suyun bile olmadığı yerlere gittiklerini anlatan Ustaoğlu "Bunu göze alarak gittik, hem o macerayı yaşadık hem filmde anlattık" diye konuşuyor.

 

 

Filmi izleyen Diyarbakırlılar Doğu Karadeniz'e gitti

Cezaevi ve ölüm orucu gerçeğini 22 yaşında cezaevine girip 10 yıl sonra çıkan Yusuf'un hikayesi üzerinden anlatan Sonbahar filmi de Çamlıhemşin, Hopa ve Kemalpaşa'da çekilmişti. Filmin yönetmeni Özcan Alper, Artvin Hopalı. Yan rolleri Çamlıhemşin halkının canlandırdığı film, uluslar arası festivallerden birkaç ödül kazandı.  Alper'e filmi neden orada çektiğini sorduğumuzda şu yanıtı veriyor: "Çünkü karakterim Hemşinliydi. Hopa'da yaşıyordu. Ama Hopa'daki köylerin doğallığı bozulduğundan Çamlıhemşin'i tercih ettim." Filmi gerek yurt içi gerekse yurtdışında izleyenlerin kendisine filmin çekildiği yerleri görmek istediğini anlatan Alper "Şimdi Diyarbakır'dayım ve yeni filmimin hazırlıklarını yapıyorum. Sokakta beni görenler filmden sonra oralara gittiğini söylüyor" diyor.


YAYLA YOLLARINA DOKUNMAYIN

Doğu Karadeniz'de yaşamak için doğaya uyumlu olmak gerektiğinin altını çizen Alper, çekilen filmlerin ise bölgenin sadece görsel güzelliklerini değil, kültürünü de yansıtması gerektiğine inanıyor: "Bölge halkı çok bilinçli. Fırtına Vadisi'nde yapılması planlanan HES'i iptal ettirmek için yıllarca mücadele ettiler. Mesela son yıllarda yaylalara otomobil yolu yapıyorlar. Halbuki orası yöre halkının yürümekten hoşlandığı bir yol. Yörenin günübirlik turizme açılması beni çok korkutuyor" diyor.

Güncelleme Tarihi: 01 Mart 2010, 13:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner74

banner73