banner72

Çevrecilerin Savaşı Sürüyor !

Trabzon’un Araklı İlçesine Bağlı Kayacık (Kizirnos) Köyü de HES İstemiyor!..

Çevrecilerin Savaşı Sürüyor !
Doğu Karadeniz Bölgesindeki koruma öncelikli ve SİT olma özelliğindeki vadilerde yapılmaya başlanan HES projelerine bir tepki de Araklı’nın 2 bin 200 metre yükseklikteki Kerenkaş Yaylası’ndan geldi.

Ülkemizin vadilerini sarmal altına alarak Doğu Karadeniz Bölgesindeki koruma öncelikli ve SİT olma özelliğindeki vadileri adeta işgal eden HES projelerine bir tepki de Araklı’nın 2 bin 200 metre yükseklikteki Kerenkaş Yaylası’ndan geldi.

Trabzon’un Araklı ilçesine bağlı yayla köyü olan Kayacık (Kizirnos) Köyü sınırları içerisinde Yüceyurt Enerji firması tarafından yapılması planlanan HES projesi, köylüler, yayla sakinleri, bazı siyasi partilerin temsilcileri ile çevreciler tarafından protesto edildi.

2.20101123015309..jpg

Kayacık Köyü Dayanışma Platformu tarafından yapılan çağrı ile yaklaşık bin 800 metre yükseklikteki Kayacık Köyü merkezinde köylüler ve yayla sakinleriyle buluşan çevreciler, toplu bir şekilde söz konusu firma tarafından inşaat çalışmalarına devam edilen 2 bin 200 metredeki Kerenkaş Yaylası’na çıktı. Yayladaki ufak akarsuları toplayarak Araklı HES projesine aktaracak olan Araklı-1 Regülatörü inşaat alanında düzenlenen eyleme çevre il ve ilçelerden de çok sayıda çevreci destek verdi.

Derelerin Kardeşliği Platformu Yürütme Kurulu üyeleri ile bileşenleri, Mimarlar Odası Trabzon Şubesi, TKP, ÖDP ve Halkevleri üyeleri ile CHP Araklı İlçe Örgütü’nün de desek verdiği eylem öncesinde Kayacık Köyü Dayanışma Platformu sözcüsü Deniz Çeliktaş, bölgedeki çalışmalarla ilgili katılımcılara bilgi verdi.

Ülke ve Bölge genelindeki HES projeleri ve doğal yaşam alanlarına verilen geri dönüşümsüz zararlar, HES’lere karşı sürdürülen demokratik ve hukuksal mücadele ile HES’lerin bölgedeki sosyal, kültürel ve tarihi değerlere verdiği zararlar konusunda katılımcılara bilgiler veren Derelerin Kardeşliği Platformu sözcüsü Ömer Şan, bölgede yaşanan süreci ve verilen mücadeleyi değerlendirdi.

Konuşmasında HES projelerinin yasalara, hukuk kurallarına, çeşitli yönetmelik ve bilimselliğe aykırılığından söz ederek, projelerin yasa dışılıkla bölgeye ve yöre halkına dayatılmaya çalışıldığını, yapım çalışmaları sırasındaki usulsüzlük ve denetimsizlikleri anlatan Şan, insanların doğal yaşam alanlarını tehdit eden HES projelerinden bir an önce vazgeçilmesi gerektiğini kaydetti.

Derelerin Kardeşliği Platformu Dönem Sözcüsü Şan, uzun bir zamandan beri yürüttükleri HES karşıtı mücadelenin çeşitli nitelemelerle küçümsenmeye çalışıldığını, ‘vatan sevmezlik’, ‘bir takım tipler’, ‘enerji karşıtı’ ve ‘yatırım düşmanı’ gibi gösterilmeye çalışıldıklarını, bir takım lobicilerle bağlantılı şekilde dışarıdan destekleniyormuş gibi yaftalanmaya çalışıldıklarını anlatarak; asıl amaçlarının doğal yaşam alanlarını korumak, ülkemizin derelerine, vadilerine, su ve topraklarına sahip çıkmak olduğunu söyledi.

3.20101123015330..jpg

Anayasal, demokratik hak ve ödevlerini sorumlu birer yurttaş olarak yasa ve hukuk kuralları çerçevesinde yerine getirirken, bu tür suçlama ve isnatları kabul etmediklerini ve dikkate almadıklarını ifade eden Şan, “HES projelerini dayatan, koruma öncelikli doğal yaşam alanlarını, SİT özelliğindeki vadi ve yaylaları HES yağmacılarına açan, bunların ötesinde bu güne kadar Doğal SİT Alanı olarak ilan edilmiş alanların bu statüsünü, TBMM’ye taşınan yasa tasarısı ile ortadan kaldırmaya çalışan hükümet yetkililerini bir kez daha Anayasaya, yasalara, yönetmeliklere, yargı kararlarına, hukuka, hukukun üstünlüğü ilkesine, bilimselliğe ve altına imza atılan uluslararası anlaşmalara uymaya davet ediyoruz” dedi.

Kayacık Köyü Karenkaş yaylasında yaklaşık 2 bin 200 metre yükseklikte inşaatı devam eden HES projesi ve Regülatör çalışmasına ilişkin yöre ve köy halkının bilgilendirilmediğini ileri süren Şan, “Bu güne kadar bu projeye ilişkin köyde ne halkı bilgilendirme ve ne de ÇED toplantısı düzenlenmedi. Köylülerimiz bu konuda bilgi sahibi değil. Ne olup bittiğini bilmiyor. Bu aşamadan sonra köylüler adına yasal başvuruların yapılarak hukuki sürecin başlatılması için her türlü girişimin yapılmasına yardımcı olacağız. Araklı’da yapılmakta olan onlarca HES projesi var ve yöre halkı bu projeleri bir devlet yatırımı gibi görüyor. Vadilerinin, köylerine, çayına, fındığına, yaylalarına doğal yaşam alanlarına can veren derelerinde akan suların özel firmaların rant hesaplarına 49 yıllığına devredildiğini bilmiyor” şeklinde açıklamalarını sürdürdü.

Kayacık Köyü Dayanışma Platformu adına konuşan Deniz Çeliktaş ise, “Atalarımızın yaşadığı bu toprakları, bu yaylaları, bu dereleri, bu çimenleri, kısacası bu cennet vatanı sattırmayacağız. Bizleri boğazlamalarına izin vermeyeceğiz. Unutmayalım ki giden geri gelmez, iki üç sene sonra keşke dememek için bu günden harekete geçelim, uyuyanlardan ve uyutulanlardan olmayalım” şeklinde konuştu.

4.20101123015351..jpg

Açıklamasında suyun hayatın tanımı, anlamı ve özü olduğunu vurgulayan Çeliktaş, “Bir damlacık su da bile bin bir türlü nimet ve hikmet gizlidir. Su, bütün dinlerce kutsanmıştır ve su, insanoğlunun şifa kaynağı olmuştur hep. Yani sular dünyamızın varlık sebebidir. Uzayda dahi yaşam belirtisi adına araştırma yapılırken ilk önce su ve oksijen araştırması yapıldığı, suyun ne kadar yaşamsal bir önem taşıdığının en basit örneğidir. İnsan vücudu suya ne kadar gereksinim duyuyorsa, doğada yaşayan canlılarda suya o kadar gereksinim duymaktadır. Ama biz bu gereksinimlere cevap vermek yerine kendi çıkarlarımız için doğal yaşamı katlediyor ve onca varlığın katilleri oluyoruz. Sularımızı susturur ve küstürürsek, doğaya ve doğal değerlere ihanette bulunmuş oluruz. Doğayla zıtlaşarak, boğuşarak hiçbir olumlu neticeye varamayız. Unutmayalım ki, doğanın, kendisinden zorla aldığımız değerlerini, bir gün tekrar geri alacaktır. Irmaklarımız özgürlüğün haykırışlı ve yiğit simgeleridir. Yiğitçe ve özgürce akan derelerimiz, sırtından kalleşçe hançerlenerek satılmıştır. Su savaşlarının gündeme geldiği bu dönemde, sularımızı gözümüz gibi korumalıydık. Elbette ki enerjisiz yaşanılamayacağını bizlerde biliyoruz, enerji üretilecektir, üretilmelidir ama elektrik üretilecek onca alternatif kaynaklar varken, bu HES projesi denilen katliam projelerine bu kadar ağırlık verilmesi anlaşılması zor bir durumdur. Kaldı ki ülke genelinde yapılan HES projelerinin ülke ekonomisine olan yararı, yok denecek kadar az olduğu iyi bilinmektedir. Bizim isteğimiz, insanlarımızın ellerini vicdanlarına koyarak gördüklerini ve yaşadıklarını bir nebze olsun düşünmeleridir. Hiç kuşku yok ki, zaman hızla akacak ve gelecek zamanlarda da, birileri hak ettikleri anlamda anılacaklardır.

Derelerimizi, yaylalarımızı, geyiklerimizi, balıklarımızı, kısacası yaşam alanımızı ne pahasına olursa olsun son ana kadar savunmaya devam edeceğiz, bu uğurda her türlü bedeli ödeyeceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın” dedi.

Derelerin Kardeşliği Platformu Dönem Başkanı Mehmet Gürkan, Yürütme Kurulu üyeleri Saltuk Deniz, Yaşar Aydın, Kamile Kayaplatform üyeleri, CHP Araklı ilçe Başkanı Mecit Solmaz ve ilçe örgütü, ÖDP Trabzon ve Araklı ilçe örgütleri, Mimarlar Odası Trabzon Şubesi, TKP ve Halkevleri üyelerinin de destek verdiği eylemde “Dereleri özgürdür özgür akacak” sloganları atan eylemciler, HES inşaatında çalışan işçilerin şaşkın bakışları arasında eylemlerini olaysız bir şekilde bitirerek dağıldılar.

HES çalışmalarının yapıldığı bölgede herhangi bir uyarı ve çalışmalara ilişkin bilgilendirme tabelası bulunmazken; Kayacık Köyü’nde ağaçlara ve evlerin duvarlarına asılan HES karşıtı dövizler de dikkat çekti.

5.20101123015406..jpg

Güncelleme Tarihi: 23 Kasım 2010, 19:55
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner74

banner73