banner72

Gazeteciler ve Muhabirler Derneğine Ziyaret

AK Parti Rize Milletvekili adayları Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, Hasan Karal ve Nusret Bayraktar Rize Gazeteciler ve Muhabirler Derneği`ni ziyaret etti. Yazıcı, Rize`nin sorunlarını iyi bildiklerini ve çözümleri konusunda arkadaşları ile birlikte çaba harcayacaklarını söyledi.

Gazeteciler ve Muhabirler Derneğine Ziyaret
Yazıcı, Rize Gazeteciler ve Muhabirler Derneği’nde düzenlediği basın toplantısında soruları yanıtladı. CHP’nin Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunan sanıkları aday göstermesini nasıl değerlendirdiği yönündeki bir soruyu yanıtlayan Yazıcı, Ankara’da sohbet sırasında bir gazetecinin söylediği bir sözü hatırlatarak sözlerine başladı. Yazıcı, “Ankara’da bir gazeteci, sohbet sırasında bana hazırlanan Torba Yasa ile ilgili olarak, `Mecliste Torba, CHP’ de Çorba` dedi. Bu çok hoşuma gitti. CHP’ nin değişik yerlerden değişik isimleri toplamasına nükteli bir eleştiri idi. Tabii kendilerinin taktiridir. Ben önceki açıklamamda aday listeleri bildirilmeden iki gün önce bir kuralı hatırlattım. Bu vatandaşlar aday gösterilir ve seçilirlerse büyük olasılıkla yasama ile yürütme organı karşı karşıya gelecek. O zaman bunların aday gösterilip seçilmesini sağlayanlar, `Bunlar seçimle geldi, Yargı şunu yapıyor, bunu yapıyor. Böyle şey olur mu? Biz bunu bilmiyorduk, en azından uyarılsaydık` demesinler diye ben o hatırlatmayı yaptım. Hukuki durumu açıkladım. Anayasa`nın 83’üncü maddesi gayet açık. Milletvekillilerinin yasama dokunulmazlığı var. Milletvekilleri seçilip yemin ettikleri zaman yasama dokunulmazlıklarına kavuşurlar. Dokunulmazlıkla birlikte onlar hakkında bir kovuşturma ve soruşturma yapılamaz. O kovuşturma ve soruşturmanın devam etmesi meclis genel kurulunun kararına bağlıdır. İkincisi daha önce işlemiş oldukları suçlar nedeniyle sürdürülen kovuşturma ve soruşturmalar durdurulur. Meclise başvurulur, meclis yasama dokunulmazlığını kaldırırsa süreç devam eder. Genel kural böyledir. Ama bir istisnası var. O istisnada suçüstü hali, seçimlerden önce soruşturması ve kovuşturması başlamış olması şartı ile Anayasa`nın 14’üncü maddesi kapsamına giren suçlardan ötürü yargılananlar bu madde kapsamı dışındadırlar. Yani onların dokunulmazlığı yoktur” dedi.



 

Aday gösterilen Ergenekon davası kapsamında sanık durumunda bulunanlar hakkındaki iddianame incelediğinizde Türk Ceza Kanunun 312, 313, 314 ve Terörle Mücadele Kanununun 5’inci maddesi kapsamına giren suç işledikleri iddiasının olduğunu ifade eden Yazıcı, şöyle konuştu:

“İddia böyle. Doğru, yanlış. Ama Anayasa`nın yetkili kıldığı yargı erki içerisinde yer alan Cumhuriyet Savcılarının düzenlediği iddianame bu. Bunların aday olmalarına bir engel yok. Aday gösterilmelerine de bir engel yok. Bunların seçilmiş olmaları tutuklu iseler tahliyeleri sonucunu doğurmaz. `Bunlar seçildiler, mahkeme derhal tahliye etmelidir` diye  bir şey yok. Kişinin tahliyesi ve tutukluluk hali, dosyadaki duruma, delillere ve onu taktir edecek mahkemenin kararına bağlıdır. Hiç kimse `Biz bunu seçtik, tahliye et` diyemez. Çünkü Anayasa`nın diğer bir maddesi de buna engel. O madde derki, `Hiç kimse görüşülmekte olan bir dava ile ilgili olarak hakimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez.` Bu konuda mecliste görüşme dahi yapılamaz. Şimdi siz kalkarda, `Bunlar seçildi, tahliye` et derseniz bunlara talimat veriyorsunuz demektir. Diyeceksiniz erkler ayrımı var. Yasama, yürütme, yargı. Yasama organı niye bunlara talimat vermesin? Veremez. Yasama organı sadece iki halde yargıya müdahale eder. Birincisi, kanun çıkarma yetkisi kime ait; yasama organına. TBMM çıkardığı kanunlarla bir fiili suç sayabilir, ona bir ceza öngörebilir. Daha sonra çıkardığı bir kanunla o fiili suç olmaktan çıkartabilir, veya öngördüğü cezayı azaltabilme yönünde bir düzenleme yapabilir. Bu şekildeki tasarruflarla yargının elindeki konulara da yasa koymak suretiyle yapabilir. İkincisi ise yasama organı belli sosyolojik olguları gözetmek suretiyle af kanunu çıkartarak, yargının cezalandırdığı bir kısım vatandaşların cezasını hafifletebilir, tutuklu ise tahliyelerine imkan sağlar. Onun dışında yargı kararlarına yasama organının müdahale etmesi söz konusu değildir. Ben bunları hatırlattım.”



YARGILAMASI DEVAM EDEN KONUYLA ALAKALI YİNE DOKUNULMAZLIĞI YOK

Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, “Dolayısıyla bu kişiler seçilirse haklarındaki tutuklama kararı kaldırılmazsa yemin edemeyeceklerinden parlamentoya giremezler. Peki tahliye edildi, parlamentoya geldiler, yemin ettiler. Yasama dokunulmazlığı aldılar. Yasama dokunulmazlığını hangi durumlar açısından kazanmış oluyor. Başka fiiller ve bundan sonra işleyeceği suçlar açısından kazanıyor. Yargılaması devam eden konuyla alakalı yine dokunulmazlığı yok. Hakkındaki yargılama devam eder. Mahkeme yargılamasını bitirir, karar aşamasına gelir ve suç sabitse mahkumiyet kararı da verebilir. O zaman diyeceksiniz ki, `Kişi parlamentoda, bu nasıl mahkumiyettir?` Kardeşim, hukuk böyle. Adamların kaşı gözü için hukuku bir yana mı iteceğiz? Hukuk devletinin önemli göstergelerinden biri de herkesin kanun önünde eşit olmasıdır. Kanunların da herkese eşit olarak uygulanmasıdır” diye konuştu.



AK Parti Rize 1’inci sıra milletvekili adayı gösterilen Yazıcı, daha sonra seçim çalışmaları için esnaf ziyaretlerinde bulundu.

Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, bir gazetecinin, eski başbakanlardan, Rize Bağımsız Milletvekili Mesut Yılmaz`ın CHP`yi destekleyeceği yönündeki iddiaları nasıl değerlendirdiğini sorması üzerine, ``Bu bir varsayım olarak söyleniyor. Şayet gelir, burada konuşursa, ondan böyle bir beyanat olursa o zaman siz beni dinleyin. O zaman çok söyleyeceklerim var. Bugünlerde TRT`de yayınlanan bir dizi var. DP, Adalet Partisi, Anavatan Partililerin izlemelerini tavsiye ediyorum`` diye konuştu
Güncelleme Tarihi: 21 Nisan 2011, 12:07
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner74

banner73