banner72

İşte Çay Kanunu Taslağına Alternatif

Ardeşen'de ki Sivil toplum Örgütleri Alternatif bir Çay Kanunun Taslağı Hazırlandı

İşte Çay Kanunu Taslağına Alternatif

İşte Hazırlanan Kanun Alternatifi

Çay piyasası düzenleme ve denetleme üst kurulunun hem kuruluşu hem de getirilen yönetim şeklinin yapısı ÇAY-KUR gibi kamu iktisadi teşebbüsü bir kurumun varlığını yok edeceği gibi, daha da büyük geniş daire başkanlıkları ve birimler kurulacağı, yönetim şeklinin de diktatör bir yapılanma ve dayatma içinde olacağı kesindir. Çünkü yetmiş yılda Türkiye’nin mevcut 500 sanayisi içinde var olmuş bu kadar gelişebilmiş devasa bir kurumun bölgesine ve insanına hizmet eden bir kurumdur. Çaykur 47 çay işletme fabrikası, 1 çay paketleme fabrikası, 2 pazarlama ve üretim bölge müdürlüğü, pazarlama bölge müdürlüğü, ana tamir fabrikası, ATATÜRK çay ve kültürleri araştırma enstitüsü müdürlüğü, 16,500 çalışanı ve 6,600 ton/gün yaş çay işletme kapasitesi ile TÜRKİYE çay sektörünün en büyük ve lider kuruluşudur. Bölgede üretilen yaş çay ürününün yıllara göre değişmekle birlikte yaklaşık %55-60’ı Çaykur tarafından satın alınmaktadır. Çaykur’un yurt içi kuru çay piyasasındaki Pazar payı ise yaklaşık %60-65’dir.

Çay müstahsiline bu güne kadar olduğu gibi bundan sonrada hizmetleri ile bölgesinin sosyal, ekonomik, siyasal yaşamının tümünde var olan bir kurumdur. Yani bölge insanının doğumundan ölümüne kadar her alanda yaşama bağlayan Çay-Kur’un (Aktif büyüklüğü ve öz kaynakları kadar marka isim hakkı olan kurum) isim hakkını yok etmektedir. Yönetim ve kurumun kendi kendilerine seçtiği dokuz kişilik bir üst kuru oluşturmuşlardır. Bu kurum milyar TL’lik ekonominin (Giresun, Trabzon, Rize, Artvin) çay piyasasının denetimi adı altında Doğu Karadeniz’in yani eyalet ekonomisinin kendilerine bağlanması demektir. Bu olsa olsa diktatör bir yönetim ve model getirmiş olacağı gibi sonra arkasından köleleştirme, sindirme ve iç kavga ve karışıklıklara dönüşmeyeceğinin garantisini bize kim verebilir? Bize önerilen model Sirlanka ve Hindistan çay borsası, İngilizlerin 120 yıllık sömürge (1,5 dolara işçi çalıştırılmakta) modeli şekline dönüştürmeye çalışılmaktadır. Oysa bizim ekonomik, siyasi, yönetim, toprak modelimiz ve insani değerlerimiz aynı değildir. Yapılmaya çalışılan model bizim coğrafyamızda uygulanması mümkün değildir.

    Çaykur bölge insanının 70 yıllık güveni ve olmazsa olmazıdır. Eğer çay bahçelerinde bir yenileme-modelleme yapılacaksa mutlaka çiftçinin güven duygusu kazanılmalıdır. Çiftçilere çay için düşünülen modelleme konusunda tarımsal yayım (tarım il ve ilçe müdürlükleri kontrolünde) çalışmaları yapılmalıdır. Yani çiftçiler bu hususta bilgilendirilip eğitilmelidir. Ayrıca bu yenileme çalışmaları çay üreticilerinin ortak olduğu çay kooperatiflerinin yöneticileri bu işlerin içinde olmalıdır. Ticaret odaları ile asla çalışılmamalıdır. Çünkü ticaret odaları bölgenin sosyal dokusunu önemsemeyip herşeyi ticaret mantığıyla çözme zihniyetinde olur bölge insanının gelişimi, mutluluğu, refahı önem arz etmemektedir.

   Çaykur’un Doğu Karadeniz için alternatifsiz tek geçim kaynağıdır. Bu nedenle atılacak her turlu anayasal bir değişiklik Doğu Karadeniz bölgesini sarsacaktır. Bu nedenle atılacak her turlu adım AR-GE çalışmaları doğrultusunda titiz bir çalışma olmalıdır. Şimdi ise bu çay kanun tasarısı ile yapılmak istenen sadece özelleştirmenin temellerini atmaktır. 53–11 tarımsal kalkınma kooperatifi ki 5400 ortağı olan Rize’nin en büyük kooperatiflerden biri olarak bu yasayı şiddetle reddediyoruz.

 

     Kurul

    Biz çay üst kurulu olmamalı diyoruz fakat illa olacaksa 4 katrilyonluk çay ekonomisini yönetecekse;

1-     Kurul Başkanını bakanlık atayacaksa, zaten Çaykur genel müdürlerini de bakanlık atamıyor mu?

Başkanın yetkileri bu derece fazla olursa cumhurbaşkanı yetkisi gibi başkana 3 isim verilecek ve başkan bu üç isimden birini üst kurula alacak. Yetkileri bu kadar geniş olursa buda diktatör bir anlayışın ürünü olmaz mı? Hâlbuki demokrasi anlayışında herkesin seçimle gelmesi gerekmez mi?

     Bizce kurul başkanını (Giresun(1), Trabzon(1), Rize(3), Artvin.(1),olmak üzere) 6 milletvekilinden oylama yapılmalı ve en fazla oyu alan başkan seçilmeli.

2-     Maliye ve hazineden 1 kişi gönderilmeli

    Demokrasiye, serbest rekabete bölgeye, asıl temsilciler olan çiftçilere uyması için çay müstahsillerinin olmazsa olmaz temsilcileri bu üst kurulda ağırlıklı olarak görev almalıdır. Ayrıca özel sektör çay fabrikaları kapasite ve sermaye oranında temsilcileri olmalıdır. Örneğin;

Çay tarımsal kalkınma kooperatifleri

—Giresun-Trabzon kooperatifinden (1),

—Artvin kooperatifinden (1),

—Rize kooperatifinden(2),

Ziraat odaları

—Giresun, Trabzon ziraat odasından (1),

—Rize ziraat odasından (2),

Nasıl gelmeli ya yönetim kurullarından yetki alıp gelmelidir ya da ortak ve üyelerinden seçimle gelmelidir.

Ticaret odaları

—Trabzon, Giresun, Artvin ticaret odalarından(1),

—Rize ticaret odalarından (2),

Özel sektör çay fabrikaları temsilen (2)

Veya başka modellerde tartışılmalı ama mutlaka seçimle göreve girmelidir. Ayrıca görev süreleri kadar kurulda görevli olmalı ve görev süreleri bitiminde kuruldaki görevleri de sona ermelidir. Bu emtia borsası olmamalıdır.

  Bu üst kurul özel sektörün mali yapısın güçlendirme, kapasite artırma ve denetleme kurumu olmalıdır. Hiçbir şekilde borsa şeklinde olmamalıdır. Üst kurul ne çiftçiye sıkıntıya sokmalı ne de özel sektörü sıkıntıya sokan bir yönetim şeklinde olmamalıdır.

Örneğin; mali yapısı ve kapasitesi düşük olan çay fabrikaları anlaşma yapılarak birleştirilmelidir. Çay Müstahsiline de çay parasını ödemesi konusunda güvendiği bir temsilcisine yani kooperatifler, ziraat odaları ve ya başka bir kuruma fabrika kapasitesi oranında mubayaa edeceği yaş çay karışlığı

1-banka teminatı,

2-Türk ticaret kanununa uygun yaş çay karşılı resmi bir belge verilmelidir. Ödeme Süresi en fazla bir yıl olmalıdır.

3-bu teminatı veremeyen ark niyetli, beceriksiz fabrika sahiplerini çay müstahsili icraya ya da mahkemeye vermesi durumunda o fabrikanın yaş çal alım ve üretimi durdurulmalıdır.

    Özet

1-Özel sektör üretim yasası

2-Özel sektör yaş çay alım yasası

Bu şıklar daha genişletilebilir. Her kesimin kabullenebileceği nitelikte bir yasa olmalıdır.

  Biz neye karşıyız: 1-daha önce belirttiğimiz gibi çay üst kurulunun seçim şekline, yapılanmasına, demokrasiye, serbest piyasa koşullarına aykırı diktatör, faşist bir yapıya dönüşeceğini ve daha fazla bürokratik rekabet ortamını yok etmektedir. Çiftçiye işin içinden çıkılmaz külfetler ve maliyetler getirdiği gibi çiftinin güvenini kazanmış büyük, güçlü, düzgün Çaykur ve başka firmaları yok edeceği için çay üst kurul ve emtia borsasına şiddetle karşıyız.

Çay kanunu tasarısı Ruhsat işlemleri bazı maddeleri

Örnek madde 11(1):kurul, çay üretimi yapılacak bölgenin coğrafi sınırlarını; Bakanlık ve Genel müdürlüğün görüşünü almak suretiyle tespit ve ilan eder. İlan edilecek bölge içerisindeki mevcut çay bahçeleri ile yeni oluşturulacak çay bahçelerinin tekniğine uygunluğu uzmanlarca saptandıktan sonra ruhsat verilir.

Bizce bu maddeler ne olmalı

Madde11(1):Kurul çay üretimi yapılan bölgenin coğrafi sınırlarını kabul eder. Bu coğrafi sınırlar içinde mevcut çay bahçelerini kabul eder yeni çay tarım alanları oluşturulacaksa tekniğine uygunluk aranır.

Çünkü mevcut çay bahçeleri tekniğine uygun şekilde tahsis edilmesi mümkün değildir. Kaçkar eteklerinde %90 dik olan arazi yapısı düşünülen modele(Hindistan, Japonya Çin gibi ülkelerde ) setleme, düzeltme mümkün değildir. Hala bazı köy ve mahallelere yeni yeni ulaşım imkânı sağlanmıştır. Bu arazi değerinin üstünde bir maliyettir. Bu kabul edilemez bir maddedir. %90’ı dik olan Doğu Karadeniz bölgesinde çiftçi böyle bir modele nasıl dönüştürülebilir? Ve diyelim ki arazisi çay tarımına uygun değil kararı çıkmışsa kurulda tek geçim kaynağı olan çiftçi bu durumda ne yapacaktır size soruyorum…

Madde 11(2): Ruhsatı verilen çay bahçelerinin tapu kayıtlarına uygunluğu sağlanır. Tapusu bulunmayan yerlerin özel kadastral haritası yaptırılır. Ruhsat kayıtları, yaptırılan bu haritalara göre yeniden oluşturulur. Tüm çay tarım alanları yeniden düzenlenir ve çiftçi kayıt sistemi oluşturulur.

Çünkü:1-tapu uygunluğu belli ki yeniden ölçüm demektir. Bu da çiftçiye altından çıkamayacağı bir maliyet demektir. Ölçümler de Doğu Karadeniz bölgesi düşünüldüğünde tümünü ölçmek, belge almak 40–50 yıl süreceğinden hiçbir çay müstahsili 50 yıl ruhsat alamayacağından hiç çay toplamayacak demektir. Yoksa bu insanları başka bir bölgeye göçe zorlamayı mı düşünü yosunuz?

2-Tapusu bulunmayan bölgelerin yeniden kadastro haritası yaptırılır demekle zaten şu anda Rize de tapu kadastro çalışmalarında 50 yıllık 70 yıllık çay bahçelerine orman dava açıp köylünün tarlasını elinden almıştır. 1525 yılında Yavuz Sultan Selim han döneminde eski ismi (dütğa) yeni ismi eski armutluk kirazlı mahallesi ki Trabzon arşivlerinde kayıtlı en eski yerleşim yerindeki ahşap evlere bile orman el koymuştur. Artı Ardeşen Işıklı bölgesi sahil yolunun bitişiğine kadar olan arazileri orman vatandaşın elinden almıştır. Bize göre bu kadastro ölçümleri devam ederse köylerden insanların mecburu göçe zorlanacağı gibi yüzyıllarca babadan dededen kalan arazilerini kaybedeceği kesindir.

Bizce yeni bir yasa çıkarılıp çay, kızılağaç, kestane vatandaşındır denmesi gerekmez mi? Ve tabu kadastro çakışmaları acilen durdurulması gerekmez mi oysaki bu maddeyle vatandaşın başına yeni belalar açmaz mı?

Madde15(5): Bu maddelerin 1’inci bölümün 3 ve 4’üncü fıkralarında zikredildiği gibi ruhsatı askıya alınan çay tarım alanlarından yasaklı süre içerisinde toplanan yaş çayları satın alanlar ile bu madde zikredilen konu ve sorumluluklara aykırılığın tespiti halinde, kurul tarafından verilen sürede aykırılığın giderilemediği durumlarda üretici ruhsatı üç ayda bir yıla kadar değişen sürelerde askıya alınır. Bu fiilin devamı veya tekrarı halinde ruhsat iptal edilir, üreticiye verilmiş kota o üretici açısından hükümsüz kalır.

Madde15(1):kurul, üreticilere ait fabrikaların günlük yaş çay işleme kapasitelerini bilimsel kriterler kullanarak günlük ve yıllık olarak tespit eder. Üreticilere kapasiteleri oranında satın alabileceği maksimum yaş çay kotası verilir. Üreticiler, bu kapasiteyi kullanmak ve sözleşme yaptığı müstahsillerin sözleşme kapsamındaki ürünlerini satın alarak işlemek zorundadır.

Madde15(9):kurul tarafından tespit edilecek üreticilere tahsis edilen kotaların garantisi için gerekli yaş çayın temini amacıyla üreticiler ile müstahsiller arasında sözleşme düzenlenmesi zorunludur. Müstahsil istediği üretici ile sözleşme akdederek yaş çayını satma hakkına sahiptir. Sözleşmeler asgari bir yıllık yapılır. Bu sözleşmelerde ayrı ayrı parsel alanı içerisinde birden çok üretici ile anlaşma yapılamaz. Müstahsil ile üretici arasında akdedilecek sözleşmenin içerik ve şekli, tip sözleşme halinde kurul tarafından hazırlanır, özel hükümler ise taraflar arasında belirlenir.

Katılmama nedenlerimiz

Çiftçiler tek parseldeki yaş çaylarını birden fazla üretici firmaya satmaktadır. Satış içinde mahalle ve köylerinde ortak alım yerleri inşa etmiş ve üretici firmalarla anlaşmıştır. Aynı alım evinde değişik sayıda çiftçi ortak olup, ortakların firma tercihi konusunda farklı düşünmeleri durumunda aralarında ki dostluk ve ortaklık bozulacaktır.

—iklim koşullarına göre aynı parselde bile hasat edilen yaş çayın miktarı ve hasat periyodu her yıl hatta her sürgü döneminde değişmektedir. Ruhsat sahibi çiftçilerin büyük bölümünün arazileri, ya yakınlarınca ya da anlaştıkları ortaklarınca işletilmekte ve il dışında ikamet etmektedir. Önceden verimi ve hasat zamanı tahmin edilmeyen ve ruhsat sahibine ulaşmanın mümkün olmayacağı koşullarda ruhsat sahibi ile nasıl sözleşme yapılacaktır.

—firmalar blok olarak belirli alım evlerinde ki üreticilerle anlaştıklarında, yıllardır kendilerine yaş çay satan çiftçilerin kota nedeniyle çaylarını almayacaktır. Bu durum, çiftçilerin yaş çayını öncelikli satmak isteyeceği Çaykur, dosan ve bu çapta büyük firmalar zor durumda bırakılacaktır.

—alım evlerinde satın alınan yaprağın hangi bahçeden geldiğini takip edebilmek mümkün değildir.

—ayrıca müstahsilin bir kişiyle anlaşması demek ve cezai muayede getirmek serbest piyasa koşullarına, rekabet ortamına aykırıdır. Çay müstahsili hastalanıp çayını hiç toplayamazsa ceza yiyecektir. Bilimsel elle toplamak demek ancak diktatör, darbeci Kenan Evren dahi bu dayatmayı yapmamıştır.

—İl dışında veya yurt dışında ise yarıcı veya işçi bulamazsa ceza mı ödemesi gerekecektir?

Ya da anlaştığı fabrika yanar, sel alır, yıldırım düşer, makine ariza yaparsa veya patron ölürse o müstahsil o yıl çay satmayacak mı? Bu bir dayatma değil de nedir? Müstahsilin günlük ihtiyaçlarını karşılamak için özel sektörde belirlenen fiyatın altında veya üstünde acil ihtiyaçları için çayı satamıyacakmı borsada o firma çayını satamazsa 1 yıl bekleyecek mi veya hiç satamazsa kuru çayı alıp ne yapacak? Doktorlara kuru çay karşılığı ameliyat mı ettirecek? Üniversitede ki çocuğunun harçları, ulaşım, kira, giyim karşılığında cebine kuru çay mı koyacak bu nasıl olacak siz bize izah edin.

Yaş ve kuru çay fiyatlarının belirlenmesi

—yaş çay fiyatları, her yıl hasat döneminden öncü üretici temsilcileri ile müstahsil temsilcilerinin bir araya gelmesiyle tartışılır ve belirlenir. Belirlenen bu kavram kurula bildirilir. Kurul da genel ekonomik gelişmeler doğrultusunda o yıl için uygulanacak asgari yaş çay fiyatını ilan eder.

Kabul etmeme nedenlerimiz

Müstahsil temsilcileri üst kurulda yok bize göre müstahsil temsilcileri Rize de 48 tane 50 yılı aşkın tarımsal kalkınma kooperatifleri bire bir çay müstahsiline hizmet eden ve ortağı olduğu yönetim kurullarının seçimle geldiği kurumlardan hiçbir yönetici üst kurulda yok o zaman müstahsil temsilcisi kim?

Üst kurul madem kendisi ilan eder sadece niçin görüş alır ve neye göre fiyat belirler ekonomik gelişmeler derken ülkenin mi özel sektör çay fabrikalarının mı? Milli gelire göre mi veya her yıl akaryakıt ve enerji veya kuracakları emtia borsası ve üst kurulun giderlerine göre mi belirlenecek?

Destekleme, gençleştirme ve yeni pazar

Gençleştirme

Madde 17(2)yönetmenlikle belirlemek demek daha sonra nasıl istersem uygularım demektir. Bu madde kabul edilemez.

Yeni Pazar

(4) Uluslar arası pazarlar da yeni markalar oluşturmak, imaj yenilemek gayeleriyle, farklı ülke ürünleriyle asgari %50 oranında Türk çayı ile harman yapmak suretiyle ve sadece serbest bölgeler de paketleme ve satış yapılacak ürünler ve tesisler için ne tip bir ruhsatlandırma yapılacağı, hangi tür teşviklerin kullanacağı ve bu teşviklerin hangi kaynaklardan temin edileceği, kurul tarafından çıkarılacak yönetmenlikle belirlenir.

Bizim görüşümüze göre

Serbest bölgelerde Türk çayın %50’si yabancı çaylarla harmanlanır demek başka maddelerdeki ve paragraflardaki kotaları belirlemek gümrük vergilerini bakanlığa görüş vererek belirlemek demek üst kurulun ve çay emtia borsasının mevcut yöneticilerinin akıl, vicdan ve insaf ölçülerinin ve de iyi niyetten bahsetmeleri akla ve mantığa ziyandır. Çünkü bugünkü gümrük memurlarının hali ortada iken hükümet yeni bir gümrük yasası hazırlarken siz serbest bölgelerde ne olduğu belli olmayan kimyasal başka ülkelerin çaylarını Türk çayıyla harmanlamak demek eğer art niyet yoksa ticari bir hesabınız yoksa Türk çayının kapasitesini yükseltmek yeni ekim alanları oluşturmak eğer ihtiyaç varsa 1/7 budamadan vazgeçip rekolteyi yükseltmek varken serbest bölgelerde niçin dışarıdan getirip %50,sini harmanlayacaksınız? Eğer sadece ticari mantığıyla bakmıyor olsaydınız serbest bölgelerden iç piyasalara sürmeyecekseniz niçin ülke dışında paketleme tesisleri kurup %50 Türk çayını ihraç etmeyi düşünmüyorsunuz? Ama örnek Hindistan, Japonya, Endonezya, Çin’e gitmeye gerek yok biz size daha kolay daha basit bir önerimiz vardır. Türkiye de atıl duran veya müstahsili dolandırmış borcu olan bir veya birkaç fabrikayla anlaşın. Satın almaktansa kiralamak daha ucuza gelir. Komşu ülkemiz Gürcistan, Batum Acara bölgesine fabrikaları koyarsınız eğer devlet başkanı Mihail şakavaşkili’e bir referansla giderseniz yüzlerce dönüm dağ olmuş çay arazileri çok düşük fiyattan kiralayabilirsiniz. Orda budama yapmak için günlük 1,5 dolara binlerce işçi sizi bekliyor daha sonra ucuz gübre olan nitratı kullanırsınız nasılsa araziler sizin değil. 20–30 dolara yaş çayın tonunu mal edersiniz. Uzak ülkelerden gemilerle nakliyeye gerek yoktur tırlarımız boş dönmektedir. Hopa serbest bölge Kemal Paşa 10 km’dir. Tır başına 50 dolara ucuz nakliye temin edersiniz. Kemal Paşada bizim çayımızla harmanlarsınız iyide para kazanırsınız Rize, Doğu Karadeniz’e değil Gürcistan vatandaşlarına Gürcistan ekonomisine büyük kalkınma sağlarsınız. Zaten 1926’dan önce bu bölge Osmanlı’nın eyalet başkentiydi Lazistan sancağı altında 6 milletvekili veriyordu. Hindistan’a, Çin’e gönderemeyeceğinize göre Doğu Karadenizli çay üretici müstahsilleri kotalarla dışardan getirdiğin çayla %50 harmanladığınla %50 çay tarlalarının yok olacağı kesindir. O zaman bu insanları Gürcistan Acara bölgesine yerleştirmeyi düşünürmüsünüz. Çünkü bu insanların hayatını idame edecek başka bir alternatifleri kalmayacaktır.

SONUÇ

Biz bu ve bunun gibi tüm maddelerin bir birinin tamamlayıcısı olduğu için ve bu çay üst kurulunun seçimi ve yetkilerinin çay borsası kanununu bu şekliyle tamamını reddediyoruz. Madde-madde tek-tek görüş vermek istemiyoruz.

  1.Haksız rekabeti destekleyicidir.

  2.Serbest rekabeti engelleyicidir

  3.Çiftçi, üretici firma ve tüketici taleplerini karşılamayan, hatta mevcut şartları daha da olumsuzlaştıran,

   4.Maliyeti artıran, kaliteyi olumsuz etkileyen ve dolayısıyla tüketimi düşüren,

   5.Yaş çay satın alma, uygun üretim yapma, pazarlama gücü ve alt yapısı olmayan, sektörde sayıca fazla ama yaş yaprak alımı ve kuru çay üretiminde toplam payı %10 un altında olan firmaları koruyan,

    6.Kendi ürettiğinin tamamını kendisi satan firmaları yok sayan yaptırımlar olduğundan kanun taslağının bu şekliyle Türk çaycılığına katkı sağlayacağı ve uygulanabilir olmadığı düşüncesine vardık.

    7.Bu bize göre bir domino taşlarının dizilişidir. Eğer aralarından birin çeker veya üstüne birini koyarsan tümüyle yerle bir olacağı gibi bize göre ne uygulanabilir nede tartışılabilir nede görüş verilebilir bir tasarıdır. Ancak yinede temsilcisi bulunduğumuz çay müstahsilleri onun yanında bölge insanının tümünün gelecekte tarih önünde yüce yaratanın mahşeri divanında hesabımımızı verebilmemiz için sizleri de bize göre uyarmak yanlış ve eksizliklerinizden döndürmek hem görevi üslendiğimiz çiftçi adına hem de bir fert olarak görev ve so

Güncelleme Tarihi: 12 Ocak 2010, 22:07
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner74

banner73