banner72

“Laz Burnu" Gözünü Korkuttu !

Dünyada ilk yüz naklini gerçekleştiren Prof. Dr. Laurent Lantieri, ileride yüz naklinin Türkiye'de de yapılabileceği konusunda umudu olduğunu söyledi. 8.8 santimetrelik burnuyla Guinness Rekorlar Kitabı'na giren Artvinli Mehmet Özyürek'in burnu, dünyada ilk yüz naklini gerçekleştiren profesörün adeta gözünü korkuttu. Trabzon'da katıldığı konferansın ardından bir gazetecinin, Özyürek'in gazetedeki fotoğrafını göstererek, "Bu kadar önemli ve özel ameliyatlar yapıyorsunuz, bu kadar büyük bir burun yapabilir misiniz?" sorusu üzerine Prof. Dr. Lantieri ve beraberindekiler fotoğrafa bakıp bir süre güldü. Lantieri soruya "Bu benim için çok zor" yanıtını verdi.

“Laz Burnu


TRABZON - Prof. Dr. Lantieri, Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneğince Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) ev sahipliğinde Prof. Dr. Osman Turan Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "32. Ulusal Estetik ve Plastik Cerrahi Kongresi" kapsamındaki bir konferansa konuşmacı olarak katıldı.
Konferansın ardından Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Topalan ve Prof. Dr. Sühan Ayhan, Fransız plastik cerrah Prof. Dr. Lantieri’nin de katılımıyla basın toplantısı düzenledi.

Prof. Dr. Lantieri, burada yaptığı açıklamada, Türkiye’de bulunmaktan dolayı çok mutlu olduğunu belirterek, "Türkiye, tıp alanında oldukça ileri düzeyde. Türk plastik cerrahları, dünyadaki plastik cerrahi camiası içinde çok ön planda. Türk plastik cerrahlarının, yüz nakli konusunun deneysel olarak gelişmesinde, temellerinin atılmasında çok önemli rolü var. İleride yüz naklinin Türkiye’de de gerçekleştirilebileceği konusunda umudum var" dedi.

Bugüne kadar dünyada 13 yüz nakli yapıldığı ifade eden Prof. Dr. Lantieri, şunları söyledi: "Bu nakillerden 5’i Fransa’da benim bölümümde gerçekleştirildi. Bu çok uzun soluklu süreç oldu. 2001 yılında başladı izinlerin alınması, yetkilerin belirlenmesi ve protokollerinin oluşturulması. 2006 yılından bu yana ilk vakalar başladı. En son olguyu bundan 1-2 ay önce gerçekleştirdik. Buradaki amaç, kaza, yanık, ateşli silah yaralanması gibi sebeplerden dolayı yüzü tamamen bozulmuş bir insanın toplumla tekrar bütünleşmesi için atılan bir adımdır. Yüz nakli başka şansı olmayan bir hastanın tekrar işe dönebilmesi, tekrar toplumla bütünleşebilmesi için atılmış bir adımdır."
Prof. Dr. Lantieri, yüz naklini yaparken diğer organ nakillerinde olduğu gibi en önemli şeyin etik kurallara kesin olarak uymak ve saygı göstermek olduğunu vurguladı.

Lantieri, şöyle devam etti: "Helsinki Deklarasyonu, İnsan Hakları Bildirgesi, bunların hepsi gözetilerek yapılan işlemler bunlar. Yüz nakli, Fransa’da oldukça kabul görmüş bir durumda. Her ne kadar verici bulmak kolay değilse de Fransa’da kabul görmüş durumda. Çünkü burada en temel şey, organ vericisine tam bir saygı ile başlıyor. Burada temel sorulardan bir tanesi bir insanın kendisine sorduğu sorudur. ’Başka bir insanın yüzüyle yaşayabilir miyim?’ John Travolta ve Nicholas Cage’in başrollerinde oynadığı ’Face Off’ adlı sinema filminde, iki insanın yüzlerinin değiştirilmesi konu ediliyordu, burada ise yüzü olmayan bir insana yeniden yüz yapmaktan bahsediyoruz. Anatomik yüz ile ifadeli yüzün tanımları arasında fark var. Bizim burada yapmaya çalıştığımız anatomik yüzü oluştururken, aynı zamanda hareketli ifadesi olan yüzü de oluşturmaya çalışıyoruz."

-SORU CEVAPLAR-
Prof. Dr. Lantieri, bir gazetecinin, "Yüz nakli ilk kalp nakli kadar önemli mi?" sorusu üzerine, "Kalp nakli, o ameliyatı olmazsa ölecek hasta için ne kadar önemliyse, yüz nakli de o kadar önemlidir" dedi.

Türk hekimlerinin deneysel anlamda yüz nakli çalışmalarına katkılarının ne yönde olduğu sorusuna Lantieri, şu yanıtı verdi:  "Doğu tıbbının Batı ülkelerine olan katkısı tarihte uzun süreden beri var. Son yıllarda Türk cerrahları sınırları aşarak, dünyada deneysel ve klinik araştırmalara katkıda bulunuyor. 1993 yılında ABD’de Türk meslektaşımla çalıştım. ABD’de araştırma olanakları daha fazla ve kolay. O nedenle Türkiye’deki eğitimin de bir parçası olarak meslektaşlarım yurt dışına gidip bu araştırmalarda bulunuyorlar. Bu özel konu için temel araştırmaların yapıldığı klinikte Türkiye’den en az 9 plastik cerrah çalıştı. Bu konu üzerinde, bağışıklık sistemleri ve hayvan modelleri üzerine çalıştılar. Türkiye, gelişmiş bir ülke. Bilgi ve insan gücü açısından donanımı üst düzeyde. Dolayısıyla Fransa’da benim yaptığım işi Türkiye’de de çok rahatlıkla yapabilirler."

Yüz nakli ameliyatları öncesi ve sonrasında hastaların yaşamlarının ne şekilde değiştiği sorusunu Lantieri, şöyle yanıtladı: "Bu hastalar bir klinik araştırmanın parçası. Bu ameliyatlar yapılırken risk ve yarar dengesi tam olarak gözetildi. Çünkü bunlar yüksek riskli ameliyatlar, ameliyatın başarısız olma durumunda ölüm riski de var. Tam yüz nakli ve iki el nakli birden yapılan hasta, ameliyattan iki ay sonra enfeksiyon nedeniyle kaybedildi. Bu, her organ naklinde olabilir ancak diğer 4 hasta çok iyi durumda. Ameliyat öncesinde hastalar dışarı çıkamıyor, toplum içinde bulunamıyorlar. İnsanların kendilerinden korktuğu bir durumda bulunuyorlardı. Ancak ameliyat sonrasında çok rahatlıkla işlerine dönebiliyorlar ve çalışabiliyorlar. Toplu taşıma araçlarına binip yolculuk yapabiliyorlar. Hastalardan biri, ’insanlar benden korkarken şimdi bana bakmıyorlar, beni fark etmiyorlar bile’ dedi. Bu onlar için çok önemli bir şey."

Prof. Dr. Lantieri, dünyada kaç kişinin yüz nakline ihtiyacı olduğunu sorusuna karşılık, "Dünyadaki sayı hakkında bir tahminim olmayacak ama Fransa’da ön gördüğümüz, yılda 15 kadar yüz nakli yapılabileceği. Tabii bu sayı, verici bulmak zor olduğu için şimdilik bu durumda. Özellikle ABD’de, Irak ve Afganistan savaşları sonrasında yaralanan ve gerçekten yüz nakli gereken askerlerin sayısı 400 civarında" dedi.

Ameliyat sonrası kullanılan ilaçların yan etkilerinin neler olduğu sorusuna Lantieri, şu cevabı verdi: "Bağışıklığı baskılayan ilaçların kullanılmasıyla kanser ve enfeksiyon riskinde artma gibi birtakım etkiler var. Ancak böbrek nakli gibi yaşamsal bir organın naklinde de bu ilaçlar kullanılıyor. Burada risk-yarar dengesini çok iyi gözetmek lazım. Ameliyat sonrasındaki dönemde uzun süre birkaç hap kullanıyorlar. Bu ilaçlar kronik süregelen hastalıkları olan hastaların kullandığı gibi ilaçlar."

Bir gazeteci, Prof. Dr. Lantieri’ye, 8.8 santimetrelik burnuyla Guinness Rekorlar Kitabı’na giren Artvinli Mehmet Özyürek’in gazetede yer alan fotoğrafını göstererek, "Bu kadar önemli ve özel ameliyatlar yapıyorsunuz, bu kadar büyük bir burun yapabilir misiniz?’ sorusunu yöneltti.

Prof. Dr. Lantieri ve beraberindekiler fotoğrafa bakıp bir süre güldükten sonra Lantieri, "Bu benim için çok zor" dedi.

-YASAL SÜREÇ-
Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Topalan, Türk plastik cerrahisinin gerek bilim insanı ve gerekse teknoloji anlamında yüz naklini gerçekleştirmeye hazır olduğunu söyledi.

Topalan, plastik cerrah olarak amaçlarının insanlara, insanlığa ve dünya plastik cerrahisine hizmet etmek olduğunu belirterek, "Genç Türk plastik cerrahlar dünyada bu konuyla ilgili yapılan bütün deneysel çalışmalarda ve araştırmalarda bu fikrin ortaya konulması ve geliştirilmesi gibi her aşamasında yer almışlardır. Türkiye’de yüz naklinin gerçekleştirilmesi için ülkemizdeki mevcut yasal düzenlemelerin yapılması, sosyal ve ekonomik bazı problemlerin çözülmesi gerekmektedir ve bu anlamda da beklenmektedir. Derneğimiz bu konuda gerekli hazırlıkları yürütmektedir" dedi. (aa)

Güncelleme Tarihi: 04 Kasım 2010, 20:50
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner74

banner73