banner72

Maranki Rize`de şifa buldu

İkizdere İlçesindeki termal üzerinde incelemelerde bulunmak üzere Rize`ye gelen Prof.Dr. Ahmet Maranki, İkizdere`nin sahip olduğu termalin Türkiye`nin en şifalı kaynağı olduğunu söyledi.

Maranki Rize`de şifa buldu
İkizdere İlçesindeki Ridos Termal Oteli`nde incelemelerde bulunan Maranki, burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak “Biz bu bölgede termal olduğunu maalesef bilmiyorduk. Biz iyi ki buraya gelmişiz diyoruz. İyi ki İkizdere’ye gelmişiz diyoruz. Burada belki  Türkiye’de eşi emsali az olan bir su var. Çok güzel bir tesis var. Suyun kıymeti litresindeki mineral ile ölçülür. Ridos Termal 4 bin 500 üzerindeki mineral yoğunluğu ile Türkiye’de ilk sıralarda yer almaktadır. Birinci özelliği bu. İkinci özelliği ise Türkiye’nin hiçbir bölgesinde olmayan kalsiyum, magnezyum ve demir yoğunluğudur. Silisyum- kükürt ağırlıklı bir su. Bundan dolayı en büyük özelliği; sedef, egzama, mantar, bedendeki yaralar gibi cilt olumsuzluklarına karşı faydalı olduğu bilimsel araştırmalar ile tespit edilmiştir. Bunun dışında demir yoğunluğunun fazla olması yine bedendeki mineral eksikliklerinin giderilmesi açısından Ridos Termal Türkiye’de adı duyurulur ise Doğu Karadeniz’in kalkınma lokomotifi olabilir.”

 

  RİZE ÇAYI ŞİFA KAYNAĞI

  Maranki, Rize’nin sahip olduğu doğanın bir çok şifalı bitkileri içerisinde barındırdığını belirterek bunlar arasında en değerlisinin yeşil çay olduğunu vurguladı. Yeşil çayın güçlü bir ankioksidan olduğunu anlatan Maranki, sözlerini  şöyle sürdürdü: "Yeşil çayın içinde kateşin denen bir etken madde var. Çay dünyanın en antioksidan ve alkali bitkisidir. Alkali demek; Dünya Sağlık Örgütü Ph değerini 7.3 olarak belirlemiştir. Bu Ph değerinin altında bir alkali değeriniz varsa siz hastalıklara açık ve bedeniniz toksin dolu bir insansınız. Dünyada bu toksini çözecek bitkiler arasında yüzde 50.3 Ph değeri ile ilk sırada yeşil çay gelmektedir. Ama maalesef tüketim miktarı çok azdır.  Bunu artırmak için çalışıyoruz.”

 

  KOLAYA ALTERNATİF YEŞİL ÇAY

  Kolaya alternatif olarak mineral ve vitamin deposu bir içecek ürettiklerini ifade eden Maranki, sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsanlarımız asitli ve kolalı içecekler içiyor. İçindeki şekerin furuktoz bazlı mısın şurubu olduğunu biliyoruz. Üzerinde yazıyor çünkü. Çocuklarımız maalesef bağımlı hale geliyor. Bugün; bronşit, diyabet ve alerji gibi hastalıklar artışında bunun rolü nedir hekimlerimiz bunu araştırmalı. Bizimde çalıştığımız hekimler asitli içeceklerin zararlı olduğunu söylüyor. Bir bardak kolanın içerisine et parçası attığınızda nasıl parçalandığı gözlerimiz ile görebiliyoruz. Bunun karşısında ne içelim dediğimizde yeşil çayın mantar ile buluşmasını sağlayarak bunu ürettik.  Kolaya alternatif olarak mineral ve vitamin yüklü bir içecektir.”

 

  KAÇAK ÇAYDA RADYASYON RİSKİ

  Prof. Dr. Ahmet Maranki, Türkiye’ye yoğun olarak giren Malezya, Endonezya ve Seylan menşeli  kaçak çayların Japonya’da yaşanan nükleer sızıntıdan etkilenmiş olma ihtimalinin yüksek olduğunu açıklayarak şöyle konuştu: “Yıllar önce Çernobil patladığında bizim çayımız için bazı dünya ülkeleri kota koymuştu. Şimdi ben söylüyorum. Malezya, Seylan ve Endonezya gibi bölgelerden maalesef ülkemize yoğun bir şekilde kaçak ve ithal çay girmektedir. Ülkemizde çok güzel çaylarımız varken neden bu ülkelerden bu çay getirilir. Ticarettir derseniz bizim çaylarımıza kota koyan dünya yanı başlarında Japonya patladı. Bölgede büyük bir radyoaktivite söz konusu." O bölgedeki insanlara radyasyondan arınsınlar diye yıkanmaları için kaya tuzları dağıtıldığını anlatan Maranki, sözlerini şöyle tamamladı: "Acaba o bölgedeki çayların radyoaktiviteleri nedir. Buna bakıldı mı? Bunun olabileceği ihtimali yüksektir.”

Güncelleme Tarihi: 05 Mart 2013, 11:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner74

banner73