banner72

Off Karadeniz Filminin Fragmanı

İşte O Fragman

Off Karadeniz Filminin Fragmanı

İzmir-Of-Rize-Ardeşen arasında geçen sımsıcak bir komedi. Yeni hakim çıkmış İzmir'li bir genç kızın ilk görev yeri olarak Of'a atanmasıyla başlayan olay dizisi bizi sıcak Ege sahillerinden Karadeniz'in çay bahçelerine, yemyeşil yaylalarına, ormanlarına taşıyacak.

     "OFF KARADENİZ" NASIL DOĞDU ?

     FRANSA'DA BİR FİLM GİŞE REKORU KIRIYOR

     Geçen yıl Fransa'da vizyona giren bir komedi 19 milyon izleyiciye ulaşarak bu ülkede tüm yılların en büyük gişe rekorunu kırdı. Konu basit bir bölgesel farklılık üzerine oturtulmuştu. Güneşli Akdeniz sahillerinden eski kömür madeni bölgesi soğuk ve yağmurlu kuzeye tayini çıkan bir posta müdürünün hikayesi. Postacının istemeyerek gittiği yeni görev yerinde karşılaştığı kültür farkından doğan bir iki komiklik, biraz acaip ama cana yakın insanlarla kurduğu dostluk yirmi milyona yakın izleyici topladı.

     AMERİKALILAR KONUYA ATLIYOR
     Amerikalılar bu büyük gişe başarısına kayıtsız kalmadılar. Hemen senaryoyu birebir, ama İngilizce olarak ve Amerika'da çekmeye karar verdiler. Filmin yapımcıları da kullandıkları formülün evrensel bir uygulaması olabileceğini, çünkü her ülkenin kendi içinde birbirinden çok farklı bölgeleri olduğunu ve bunun üzerine çeşitlemeler yapılacağını söylüyorlardı.

     OLAY TÜRKİYE'YE UZUYOR
     Bu sırada Fransa'da gazeteci ve belgeselci olan Nur Dolay senaryosunu yeni tamamladığı Orkinos adlı filmi İzmir-Karaburun'da çekmeye hazırlanıyordu. Projeyi inceleyen Fransız yapımcı Jean-Louis Papel onun yerine ilkin başarısı test edilmiş evrensel formülü Türkiye'ye uygulamayı önerdi. Özellikle Karadeniz'de çok zengin malzeme bulunabilirdi. Yapımcı ve yönetmen ön araştırma için geçen yıl birlikte yola çıktılar ve kendilerini ilkin Fırtına vadisindeki baraj mitinglerinin içinde, sonra da Ovit yaylasında horoncuların arasında buldular. Üzerlerinde "İkizdere Özgür Akacak" tişörtleriyle. Fransız yapımcının Paris'te sinema oyuncusu olan kızı Mélissa Papel ise gençlerle çoktan Kolbastı'ya başlamıştı bile.

     PARİS- RİZE-İZMİR HATTI
     Onlar Paris'e dönerken, yönetmen Nur Dolay, Orkinos projesini İzmir'deki evinin dolabına kaldırıp yeni senaryo için kolları sıvadı. İşin güçlüğü bir yıl boyunca Paris-Rize-İzmir arasında mekik dokumak değil, bu bir yıl boyunca toparladığı malzemenin zenginliğiydi. Sadece gidiş gelişlerinde karşılaştığı olaylardan on tane senaryo çıkabilirdi. Hele de araya belgeselci titizliğinin getirdiği alışkanlıklar girince… Sonuçta film bir Temel hikayeleri olmamalı, bölgenin gerçeklerini yansıtmalıydı. Filmde hakim olarak oraya gelecek genç kızın ne gibi davalarla karşılaşacağını az çok bilmek için Dolay Of'da duruşmalara girdi, davacıların peşine takılıp dağlarda keşfe çıktı, müzisyenlerle tanıştı, fırıncılarla, şöförlerle, balıkçılarla, çay eksperleriyle sohbet etti, köylere, yaylalara uzandı, kısacası oranın gerçeklerini yakalamak için dağ bayır, çarşı pazar ve ev ev dolaştı. .

     TÜRKİYENİN İLK ÇEVRECİ FİLMİ
     Karadeniz'e gidip de çevre sorunlarına duyarsız kalmak mümkün mü ? Zaten Orkinos projesinde de çevre kaygılarından yola çıkan Dolay, Karadeniz'in sorunlarına yabancı değildi. Kazım Koyuncu gibi değerleri genç yaşta aramızdan alan Çernobil felaketi bölgede unutulmaya yüz tutmuş olsa da bugün başka sorunlar söz konusu. Kentleri denizden koparıp ayıran sahil yolu, doldurulan deniz ve dereler, vadileri yokeden barajlar, ormanların ortasına açılan çöp çukurları, aşırı betonlaşma… Filmde bunlar güldürü havasının altına saklanmış da olsa, bütün çıplaklığı ve absürdlüğü ile gözler önüne seriliyor. Ama bir yandan da Karadeniz doğasının o başdöndürücü güzelliğini görüyoruz : yeşilin binbir tonu, yamaçları top top kadife gibi örten çay bahçeleri, başı bulutlarda kaybolmuş sarp dağlar, taş köprüler, eski ahşap köy evlerinin insancıllığı, horonların coşkusu, neşesi ve tabi ki her şeyin de üstünde insanların hayata o esprili ve sevecen bakış tarzı.

     ŞIRNAK'TAN OF'A, "GAVUR İZMİR"DEN HABUR SINIR KAPISINA,
     Filmde yer yer toplumumuzun kimi korkularına, önyargılarına, sosyal hastalıklarına, politik sorunlarına, kadına bakış açısına da ince göndermeler, iğnelemeler var. Hatta bugünkü politik gündemle de oldukça örtüşüyor. Bir bölgeden ötekine kuşkulu, korkulu bakış açısı, farklı kültürel alışkanlıklara, bilinmeyene önyargıyla yaklaşım, "Gavur İzmir"den "Of'lu hacı hocaların" memeleketine kutuplaşmalar, mayınlı araziden Rize yaylalarının çılgın horonlarına, "Şırnak yerine Trabzon" seçeneği, Irak korkusu, kuraya girmeden askerlik, mahkemelerin bağımsızlığı, torpil yapma, kayırma…. Ama sonuçta HER YER VATAN TOPRAĞI değil mi ?

     MÜZİKLER
     Filmin müziklerini Karadeniz’in sevilen sanatçısı Gökhan Birben ve onunla aynı ekipten İlhan Yabantaş yaptı. Her ikisi de genç yaşta yitirdiğimiz Kazım Koyuncu’nun yakın çalışma arkadaşları, yoldaşlarıydı. Gökhan Birben Sonbahar filminin unutulmaz müziklerinin de yaratıcısı. Sonbahar için Karadeniz’in ağlayan yüzü denirse, Off Karadeniz de gülen yüzü olabilir ve Birben bu kez kendisi için daha zor da olsa gülen, esprili bir müzik ortaya çıkardı. Yer yer dramatik ögelerle tabii ki. Tanıtım

     İzmir-Of-Rize-Ardeşen arasında geçen sımsıcak bir komedi. Yeni hakim çıkmış İzmir'li bir genç kızın ilk görev yeri olarak Of'a atanmasıyla başlayan olay dizisi bizi sıcak Ege sahillerinden Karadeniz'in çay bahçelerine, yemyeşil yaylalarına, ormanlarına taşıyacak.

     "OFF KARADENİZ" NASIL DOĞDU ?
     FRANSA'DA BİR FİLM GİŞE REKORU KIRIYOR
     Geçen yıl Fransa'da vizyona giren bir komedi 19 milyon izleyiciye ulaşarak bu ülkede tüm yılların en büyük gişe rekorunu kırdı. Konu basit bir bölgesel farklılık üzerine oturtulmuştu. Güneşli Akdeniz sahillerinden eski kömür madeni bölgesi soğuk ve yağmurlu kuzeye tayini çıkan bir posta müdürünün hikayesi. Postacının istemeyerek gittiği yeni görev yerinde karşılaştığı kültür farkından doğan bir iki komiklik, biraz acaip ama cana yakın insanlarla kurduğu dostluk yirmi milyona yakın izleyici topladı.

     AMERİKALILAR KONUYA ATLIYOR
     Amerikalılar bu büyük gişe başarısına kayıtsız kalmadılar. Hemen senaryoyu birebir, ama İngilizce olarak ve Amerika'da çekmeye karar verdiler. Filmin yapımcıları da kullandıkları formülün evrensel bir uygulaması olabileceğini, çünkü her ülkenin kendi içinde birbirinden çok farklı bölgeleri olduğunu ve bunun üzerine çeşitlemeler yapılacağını söylüyorlardı.

     OLAY TÜRKİYE'YE UZUYOR
     Bu sırada Fransa'da gazeteci ve belgeselci olan Nur Dolay senaryosunu yeni tamamladığı Orkinos adlı filmi İzmir-Karaburun'da çekmeye hazırlanıyordu. Projeyi inceleyen Fransız yapımcı Jean-Louis Papel onun yerine ilkin başarısı test edilmiş evrensel formülü Türkiye'ye uygulamayı önerdi. Özellikle Karadeniz'de çok zengin malzeme bulunabilirdi. Yapımcı ve yönetmen ön araştırma için geçen yıl birlikte yola çıktılar ve kendilerini ilkin Fırtına vadisindeki baraj mitinglerinin içinde, sonra da Ovit yaylasında horoncuların arasında buldular. Üzerlerinde "İkizdere Özgür Akacak" tişörtleriyle. Fransız yapımcının Paris'te sinema oyuncusu olan kızı Mélissa Papel ise gençlerle çoktan Kolbastı'ya başlamıştı bile.

     PARİS- RİZE-İZMİR HATTI
     Onlar Paris'e dönerken, yönetmen Nur Dolay, Orkinos projesini İzmir'deki evinin dolabına kaldırıp yeni senaryo için kolları sıvadı. İşin güçlüğü bir yıl boyunca Paris-Rize-İzmir arasında mekik dokumak değil, bu bir yıl boyunca toparladığı malzemenin zenginliğiydi. Sadece gidiş gelişlerinde karşılaştığı olaylardan on tane senaryo çıkabilirdi. Hele de araya belgeselci titizliğinin getirdiği alışkanlıklar girince…

     Sonuçta film bir Temel hikayeleri olmamalı, bölgenin gerçeklerini yansıtmalıydı. Filmde hakim olarak oraya gelecek genç kızın ne gibi davalarla karşılaşacağını az çok bilmek için Dolay Of'da duruşmalara girdi, davacıların peşine takılıp dağlarda keşfe çıktı, müzisyenlerle tanıştı, fırıncılarla, şöförlerle, balıkçılarla, çay eksperleriyle sohbet etti, köylere, yaylalara uzandı, kısacası oranın gerçeklerini yakalamak için dağ bayır, çarşı pazar ve ev ev dolaştı. .

     TÜRKİYENİN İLK ÇEVRECİ FİLMİ
     Karadeniz'e gidip de çevre sorunlarına duyarsız kalmak mümkün mü ? Zaten Orkinos projesinde de çevre kaygılarından yola çıkan Dolay, Karadeniz'in sorunlarına yabancı değildi. Kazım Koyuncu gibi değerleri genç yaşta aramızdan alan Çernobil felaketi bölgede unutulmaya yüz tutmuş olsa da bugün başka sorunlar söz konusu. Kentleri denizden koparıp ayıran sahil yolu, doldurulan deniz ve dereler, vadileri yokeden barajlar, ormanların ortasına açılan çöp çukurları, aşırı betonlaşma… Filmde bunlar güldürü havasının altına saklanmış da olsa, bütün çıplaklığı ve absürdlüğü ile gözler önüne seriliyor. Ama bir yandan da Karadeniz doğasının o başdöndürücü güzelliğini görüyoruz : yeşilin binbir tonu, yamaçları top top kadife gibi örten çay bahçeleri, başı bulutlarda kaybolmuş sarp dağlar, taş köprüler, eski ahşap köy evlerinin insancıllığı, horonların coşkusu, neşesi ve tabi ki her şeyin de üstünde insanların hayata o esprili ve sevecen bakış tarzı.

     ŞIRNAK'TAN OF'A, "GAVUR İZMİR"DEN HABUR SINIR KAPISINA,
     Filmde yer yer toplumumuzun kimi korkularına, önyargılarına, sosyal hastalıklarına, politik sorunlarına, kadına bakış açısına da ince göndermeler, iğnelemeler var. Hatta bugünkü politik gündemle de oldukça örtüşüyor. Bir bölgeden ötekine kuşkulu, korkulu bakış açısı, farklı kültürel alışkanlıklara, bilinmeyene önyargıyla yaklaşım, "Gavur İzmir"den "Of'lu hacı hocaların" memeleketine kutuplaşmalar, mayınlı araziden Rize yaylalarının çılgın horonlarına, "Şırnak yerine Trabzon" seçeneği, Irak korkusu, kuraya girmeden askerlik, mahkemelerin bağımsızlığı, torpil yapma, kayırma…. Ama sonuçta HER YER VATAN TOPRAĞI değil mi ?

     MÜZİKLER
     Filmin müziklerini Karadeniz’in sevilen sanatçısı Gökhan Birben ve onunla aynı ekipten İlhan Yabantaş yaptı. Her ikisi de genç yaşta yitirdiğimiz Kazım Koyuncu’nun yakın çalışma arkadaşları, yoldaşlarıydı. Gökhan Birben Sonbahar filminin unutulmaz müziklerinin de yaratıcısı. Sonbahar için Karadeniz’in ağlayan yüzü denirse, Off Karadeniz de gülen yüzü olabilir ve Birben bu kez kendisi için daha zor da olsa gülen, esprili bir müzik ortaya çıkardı. Yer yer dramatik ögelerle tabii ki.


Güncelleme Tarihi: 12 Ocak 2010, 23:15
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner74

banner73