banner72

Sümela Yunanistan için fırsat!

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye ile Yunanistan'ın elinde ikili ilişkilerin iyileştirilmesi için tarihi, altın bir fırsat bulunduğunu söyledi.

Sümela Yunanistan için fırsat!

Bakan Bağış, Atina'daki Türk medya mensupları ile yaptığı sohbette, Türk-Yunan ilişkileri, Kıbrıs ve Türkiye'nin AB süreci konularını değerlendirdi.

Türkiye ile Yunanistan'da gerçekten çözüm arzulayan iki başbakan olduğunu vurgulayan Bağış, gerek Yunanistan'daki yerel seçimlerin gerekse Türkiye'deki referandum sonuçlarının her iki liderin de arkasında halkın desteği olduğunu ortaya koyduğu değerlendirmesinde bulundu.

Bağış, hem Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hem de Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu'nun çözüme odaklanmış iki lider olduklarının altını çizdi.

Yunan basınına da mülakat veren ve demecinin içeriği hakkındaki sorular yöneltilen Bağış, açıklamalarında, ''Türklere baskı ve tehditle birşey yaptırılamayacağı mesajını gönderdiğini'' söyledi.

Kıbrıs konusunda da değerlendirmelerde bulunan ve ''AB üzerinden Kıbrıs'ta adım attırma beklentisinin mantıklı olmadığını'' belirten Bağış, şöyle dedi:

''Kıbrıs'taki bazı siyasilere mesajlar gönderdim. Dünya, Güney Kıbrıs Parlamentosu'ndaki 59 koltuktan oluşmuyor. Daha büyük bir dünya var. Bu dünya da artık her önerinin reddedilmesi ve ötelenmesinden sıkılıyor. Dünyanın neresinde bir lider New York'a BM görüşmelerine giderken muhalefetin çağrısı üzerine fazla özveride bulunmama sözü verme ihtiyacı hisseder? Özveride bulunmadan çözüm mü olur? Çözüm ancak karşılıklı özveriyle olur. Yoksa herkes tutumunda aynı noktada kalırsa, çözüm olmaz.''

''Türkiye'nin çözüm için ne kadar kararlı olduğunun, AK Parti'nin 8 yıllık iktidar süresinde ortaya konulduğunu'' ifade eden Egemen Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Kapılarımızı açtık. Kuzeydekileri, Güneydekilere kapılarını açmaya ikna ettik. 2003 yılının Ocak ayında İsviçre'nin Davos kentinde BM Genel Sekreterini yeni bir süreci başlatmaya ikna ettik. O zaman, Genel Sekreterin cümlesi; 'Ben bu işi 3 kez denedim. 4. bir başarısızlığı kaldıramam' oldu. Sayın Erdoğan kendisine 'Biz Türkiye olarak söz veriyoruz. Her zaman bir adım önde olacağız' dedi. Şu an itibariyle bir değil bin adım öndeyiz.''

İsviçre'nin Bürgenstock kentindeki görüşmelere, zamanın Başbakanı Kostas Karamanlis ile Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Tassos Papadopulos'un birlikte geldiğini ve 'Bu toplantıları öteleyelim biz de sana AB ile müzakerelere başlama garantisi verelim' denildiğini söyleyen Bağış, Türk tarafının yanıtının ise Genel Sekretere söz verildiği ve dönülemeyeceği şeklinde olduğunu belirtti.

Bağış, Annan Planı'na yazılmasının ardından, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın karşı çıktığını, ancak buna rağmen Başbakan Erdoğan'ın planı desteklediğini kaydettiği konuşmasında, ''Papadopulos gözünden yaşlar akarak halkın 'Hayır' demesini istedi ve yüzde 70 oranında 'Hayır' aldı'' dedi.

TÜRKİYE'YE VERİLEN SÖZLER

Türkiye'nin yeni bir süreç başlatmak için çaba harcayan KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve sonrasında da Talat'ın kaldığı yerden devam etmesi için Derviş Eroğlu'na destek verdiğini bildiren Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Bağış konuşmasına şöyle devam etti:

''Bunlar Türkiye'nin samimiyetini ortaya koyuyor. Ancak Türkiye'ye verilmiş sözler tutulmuş değil. Uygulanan ambargolar devam ediyor. Geçen hafta Güney'de bir barış konseri düzenlendi, sanatçı bıçaklandı. Güney Kıbrıs'ta muhalefetin (Rum Yönetimi Lideri Dimitri Hristofyas) Hristofyas'a özveride bulunmaması talebi işin ne kadar çarpık olduğunu gösteriyor. Türk tarafında da farklı düşüncelere sahip siyasetçiler de var ama kimse çıkıp Eroğlu'na 'Sakın New York'ta özveride bulunmayasın bize söz ver' demiyor.''

Güncelleme Tarihi: 16 Kasım 2010, 17:16
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner74

banner73