banner72

Yasa Tasarısı Ölüm Fermanıdır

DERELERİN Kardeşliği Platformu (DEKAP) Dönem Sözcüsü Ömer Şan, TBMM Genel Kurulu`na gelmesi beklenen ve yaşam alanları ile doğal hayatın ölüm fermanı olduğunu belirttiği "Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Yasa Tasarısı`nın" bir an önce geri çekilmesi gerektiğini söyledi.

Yasa Tasarısı Ölüm Fermanıdır
Şan, büyük bir yenilik diye kamuoyu önüne getirilen yasa tasarısının yaşam alanlarının ve doğal hayatın ölüm fermanı olduğunu belirtti. Bu tasarının yasalaşması halinde su kullanım hakkı sözleşmesi imzalamış veya HES’ ler için lisans almış tüm şirketlerin önünde engel olarak duran havza koruma statülerinin kaldırılacağını ifade eden Şan, şunları söyledi:

“Böylece Milli Park olan Fırtına ve Munzur Vadisinde, Maçahel’de, Arılı, Çağlayan, İkizdere, Uzungöl, Papart Vadileri gibi doğal SİT alanı ilan edilen vadilerde, yaylalarda ve doğal yaşam alanlarımızda şirketlerin faaliyetleri yasallaşacak, taşocağı, HES ve benzeri inşaatlar hız kazanacaktır. Bu yasa tasarısı ile tüm tabiat kararları, doğal alanları kimlerin nasıl kullanılacağı ile ilgili karar verme yetkisi ilgili bakanlıklara verilecektir. Kaldı ki, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın eşgüdümle alacağı kararlar, Bakanlıklara bağlı bürokratlar, Bakanlıkların belirleyeceği akademisyen ve yine Bakanlıkların seçeceği STK temsilcilerinden oluşan kurullar tarafından verilecektir.”

BİYOLOJİK TÜRLER BAKANIN YETKİSİ İLE TİCARİLEŞTİRİLEBİLECEKTİR

Yasa Tasarısına göre tür ve habitatları koruma bahanesi ile doğal alanların işletme yetkisinin bakan onayı ile İl Özel İdareleri, Belediyeler, Vakıf ve Derneklere verilebileceğini ifade eden Şan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Böylece sadece doğal alanlar değil Anadolu’da yetişen tüm biyolojik tür ve çeşitler de doğrudan bakanın yetkisi ile ticarileştirilebilecektir. Bakanlık, bu yasa ile koruma alanlarına ait ‘uzun devreli gelişme planı’ yapma yetkisini de özel kuruluşlara devretmektedir. Yasaya göre şirketlerin kullanımına sunulan doğal alanlar, yüzyıllardır buralarda üreterek var eden ve koruyup kollayarak günümüze kadar ulaştıran halka karşı da özel güvenlik güçleri ile korunacaktır. Bugün Anadolu’nun pek çok yerinde yerli ve yabancı, uluslararası sermaye şirketlerinin HES yapmak için yağmaladığı vadilerde, su havzalarında derelerini korumaya çalışan yöre halkına polis, çevik kuvvet, jandarma ve özel güvenlik kuvvetleri ‘orantısız güç kullanılarak’ müdahale etmektedir. Benzeri müdahalelerin, elinden merası, toprağı, deresi, suyu, ormanı ya da tarlası kamulaştırılarak elinden alınanlar için de yaşanacağı açıktır.”

YASA TASARISI GERİ ÇEKİLMELİDİR

Yasa Tasarısı’nın biran önce geri çekilmesi gerektiğini savunan Şan, “Dünya ve Avrupa’da oldukça üst düzeyde olan ve ülkemizde sadece yüzde 4 gibi yok denecek bir düzeyde olan korunan alanlarının, kendi çıkar ve rant hesaplarına karşı tehdit olarak görülmesinden vazgeçilmesini istiyoruz. Bu doğrultuda sorumlu ve ülkesini seven bütün yurttaşlarımızı, kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütlerimizi, TBMM’de yer alan ve almayan bütün siyasi partilerimizi, tüm milletvekilleri ve yetkilileri sorumluluk almaya çağırıyoruz”
Güncelleme Tarihi: 06 Mart 2013, 11:44
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner74

banner73