banner72

Yaşama Hevesi; "Kemençe"

Trabzon'da emekli öğretmen Eyüp Eyüpoğlu, kurduğu atölyede yılda 70-80 kemençe üretip, çoğunluğunu yurt dışına gönderiyor.

Yaşama Hevesi;
1979 yılında Rize Eğitim Enstitüsü'nü bitirdikten sonra 25 yıl boyunca yurdun değişik bölgelerinde öğretmenlik yapan Eyüpoğlu, 2005 yılında çok sevdiği mesleğinden emekli oldu.

Eyüp Eyüpoğlu, 3 gün kemençe çalamadığım zaman bir eksiklik olduğunu hissediyorum." diyor

Trabzon'un Maçka ilçesinde emekli bir öğretmen kültürel değerlere sahip çıkmak amacıyla kurduğu atö lyede yılda 70-80 kemençe üretip, çoğunluğunu yurt dışına gönderiyor.

http://www.netgazete.com//Resources/2010/11/25/742036_1.gif

1979 yılında Rize Eğitim Enstitüsü'nü bitirdikten sonra 25 yıl boyunca yurdun değişik bölgelerinde öğretmenlik yapan Eyüp Eyüpoğlu, 2005 yılında çok sevdiği mesleğinden emekli oldu. Küçük yaştan beri kemençeye karşı tutkusu olduğunu söyleyen Eyüpoğlu, emekliliğinin ardından kendini bu enstrümanın yap ımı ve kültürel gelişimine adamış.

http://www.netgazete.com//Resources/2010/11/25/742036_2.gif

Müziğe karşı ilgisi ve kemençe tutkusunun ilkokul çağlarında başladığını dile getiren Eyüp Eyüpoğlu, "O dönem bir komşumuzun ısrarıyla kemence çalmaya, ardından da kemençe imalatına başladım. Bu dönemden sonra hem öğrenci hem de öğretmenlik yaşamım boyunca kemençeyi bir enstrüman olarak kullandım" dedi.

http://www.netgazete.com//Resources/2010/11/25/742036_3.gif

Eyüpoğlu, "Öğretmenlik yaptığım dönemde sınıfımda müzik enstrümanlarını kullanmaya özen gösterdim. Öğrencilerimi de bu yönde teşvik ettim. Bir eğitimci olarak sınıfta müzik enstrümanı kullanmam öğrencilerin kişisel gelişiminde çok önemli yere sahip oldu. Onun için özellikle ilköğretim öğrencilerinin müzik aletlerini daha etkin kullanılması lazım. Ben bunun yararlarını gördüm" diye konuştu.
Hobi olarak başladığı kemençe imalatının emekli olduktan sonra kendisi için artık bir meslek haline dönüştüğünü dile getiren Eyüpoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
"Emekli olduktan sonra bu hobimi, tutkumu bir eğitimci olarak insanlara artık kültürel bir değer olarak aktarmaya başladım. Tabii ki bir seviyeye gelmek için öncülerimizden, üstatlardan dersler aldım. Bu aşamadan sonra da bu işi iyi yapacağıma inandım ve bir atölye kurdum. O gün bu gündür aktif şekilde kemençe imalatını sürdürüyorum. Kemence benim hayatımın bir parçası. 3 gün kemençe çalamadığım zaman bir eksiklik olduğunu hissediyorum."

http://www.netgazete.com//Resources/2010/11/25/742036_5.gif

İyi bir kemençenin yapımının ağacın seçilmesiyle ba şladığını ve imalatının 7 ile 10 gün sürebildiğini vurgulayan Eyüpoğlu, "En iyi ses veren kemence erik, ardıç, akça ağaç ve sarmaşık ağacından yapılıyor. Ağacın düzgün damarlı ve dalsız olmasına dikkat edilmek kaydıyla, bu ağaçlardan kesilen parçalar kuruması için en az bir yıl bekletilir. Bu süre sonunda ağaç, kabaca kemençe şekli verildikten sonra 3-4 yıl daha beklemeye alınır. Aksi halde enstrümanda burkulma, çekme ve bozulma olabilir" dedi.

Kemençelerini, aletler yardımıyla tamamen el emeğiyle ürettiğine, hi çbir makine kullanmadığına dikkati çeken Eyüpoğlu, yılda 70-80 dolayında kemençe imal edebildiğini ve sipariş üzerine yaptığı kemençelerin çoğunluğunu Yunanistan, Fransa, Almanya ve Hollanda'ya gönderdiğini açıkladı.

Eyüp Eyüpoğlu, öğretmenlerin yaptığı hizmetlerin ne öğrenciler ne de halk tarafından unutulmadığını dile getirerek, "Bunu yaşam tarzında gördüm. Meslek hayatım boyunca çok haz duydum. Öğrencilerinizi üniversite öğrencisi ya da hayata atılmış olarak gördüğünüzde mutlu oluyorsunuz. Onlara hep kültürel değ erlerimize sahip çıkmayı öğütledim. Emekli olduktan sonra boş durmayıp hem kemençe imal edip hem de çalmayı sürdürerek, kültürümüze bir ölçüde sahip çıktığımı düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Bu arada Eyüp Eyüpoğlu, Almanya'dan sipariş edilen kemençeyi dükkan ına gelen Osman Öztürk aracılığı ile sattı.

Öztürk'ün, kemençelerin sesini telefon ile dinlettiği Almanya'daki alıcı içlerinden birinin sesini beğendi. Bu arada Eyüpoğlu, kemençe sesinin etkisini göstermek için iş yerinde bulunan kişilere horon oynattı. Kemençenin sesi beğenilince satış da gerçekleşti.

Osman Öztürk, Eyüpoğlu'nun ürettiği kemençelerin özellikle yurt dışında haklı bir ünü bulunduğunu ve pek çok gurbetçi tarafından tanındığını belirterek, "Kemençeyi Almanya'daki bir arkadaşımıza sipariş üzerine aldık. Kemençeyi bir süre sonra Almanya'ya gidecek babam ile göndereceğim" dedi. (Türkiye Gazetesi)
Güncelleme Tarihi: 25 Kasım 2010, 21:06
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner74

banner73